Haber: Sinem Altunay
Yapay zeka teknolojileri günlük hayatın birçok alanında olduğu gibi hukuki işlemlerde de vatandaşların başvurduğu araçlardan biri haline geldi. Dilekçe hazırlamak, bir dava hakkında ön bilgi edinmek veya geçmiş mahkeme kararlarını araştırmak isteyen vatandaşlar yapay zekadan destek almaya başladı.
Ancak yapay zekanın hukuki konularda sunduğu bilgilerin her zaman doğru ve güncel olmaması ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Bolu Barosu Avukatı Zeynep Körpe, özellikle yapay zeka aracılığıyla hazırlanan dilekçelerin uzman kontrolü olmadan kullanılmasının vatandaşların hukuki ve maddi mağduriyet yaşamasına neden olabileceğini söyledi.
“DOĞRULATMAK İÇİN BİZE GELİYORLAR”
Yapay zekanın yaygınlaşmasının avukatlara yönelik danışmanlık ihtiyacını ortadan kaldırmadığını, ancak danışmanlık hizmetinin niteliğini değiştirdiğini belirten Körpe, vatandaşların artık çoğu zaman belirli bir ön bilgiyle avukatların kapısını çaldığını ifade etti.
Körpe, “Biz avukatlar olarak şunu gözlemliyoruz: Danışmanlık hizmetlerinin düşüşünden ziyade bunun niteliğinin değişmesi gibi bir durum söz konusu. Vatandaş bize daha çok, öncelikle yapay zekadan aldığı bilgileri bize teyit etmek ya da doğrulatmak maksadıyla danışmaya başladı” dedi.
“DANIŞMANLIK İŞİ ARTIK EVRİLMEYE BAŞLADI”
Vatandaşların kimi zaman yapay zekadan edindikleri bilgilerle, kimi zaman da doğrudan yapay zekaya hazırlattıkları dilekçe taslaklarıyla avukatlara başvurduğunu anlatan Körpe, danışmanlık sürecindeki değişime dikkat çekti.
Körpe, “Bizdeki danışmanlık işi artık şöyle bir şeye evrilmeye başladı: Biz sıfırdan vatandaşa bir şey anlatmak yerine, bize zaten birtakım bilgiler edinmiş, birtakım ön bilgi almış, hatta bir dilekçe taslağı hazırlamış kişilerden farklı bir teyit etme, doğrulama veya bunların hatalarını ortaya çıkarma gibi bir yol izlemeye başladık. O yüzden şu an bize danışan, başvuran kişiler genellikle hiçbir bilgi sahibi olmadan değil; doğru da yanlış da olsa bir bilgi sahibi olup böyle geliyorlar” ifadelerini kullandı.
“YAPAY ZEKANIN YAZMIŞ OLDUĞU DİLEKÇELER YANLIŞ”
Hukuk alanında yapay zekanın verdiği bilgilerin güvenilirliği konusunda önemli sorunlar bulunduğunu dile getiren Körpe, hazırlanan dilekçelerde ciddi hatalarla karşılaşabildiklerini söyledi.
“Şöyle ki, hukuk sektöründe yapay zekanın güvenilirliği ne yazık ki çok düşük” diyen Körpe, “Hatta biz karşımıza gelen olayların pek çoğunda yapay zekanın yazmış olduğu dilekçelerin yanlış olduğunu görüyoruz. Görevli olmayan mahkemeler veya yanlış süreler, tarihi çok eski olan Yargıtay kararları, mahkeme kararları, hatta doğru olmayan, gerçekte hiç var olmayan kararların o dilekçelere aktarıldığını görüyoruz” diye konuştu.
Yapay zekanın hukuki süreçte yalnızca bilgi sunmasının yeterli olmadığını belirten Körpe, dava açmanın beraberinde getirebileceği risklerin de değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Körpe, “Ne yazık ki yapay zeka, danışan kişilere hiçbir zaman şunu söylemiyor: ‘Bu dava açılmalıdır ya da açılmamalıdır. Buradaki riskler, kazanma ya da kaybetme durumunda kişinin yaşayabileceği olumsuz tecrübeler bunlardır’ diye bir çıkarım yapmıyor” dedi.
“VATANDAŞ MALİ SIKINTILARLA KARŞILAŞABİLİYOR”
Yanlış veya eksik bilgilerle hazırlanan dilekçelerin yalnızca hukuki değil, ekonomik sonuçlarının da olabileceğini vurgulayan Körpe, vatandaşların dava masrafları ve diğer mali yükümlülüklerle karşılaşabileceğini söyledi.
Körpe, “Yapay zeka davanın açılıp açılmaması gerektiğini bile takdir edebilecek seviyede değil. O yüzden hiçbir zaman yazılan dilekçelerde böyle bir uyarı ya da böyle bir risk analizi bulunmuyor. Bu nedenle vatandaş yapay zeka ile yazdığı dilekçelerle bir dava açması durumunda çok ciddi mali sıkıntılarla ve maddi sorunlarla karşılaşabiliyor” ifadelerini kullandı.
“MUTLAKA KONTROL EDİLMELİ”
Yapay zekanın hukuk alanında tamamen kullanılmaması gerektiğini söylemediklerini belirten Körpe, asıl önemli noktanın elde edilen bilgilerin bir hukukçu tarafından denetlenmesi olduğunu vurguladı.
Körpe, “Yapay zekadan alınan bütün destekler günün sonunda bir avukat tarafından mutlaka kontrol edilmeli, bir hukukçu tarafından denetlenmeli. Vatandaş kesinlikle yapay zekadan aldığı bilgilerin çok doğru ve çok güvenilir olduğu yanılgısıyla hareket etmemeli” dedi.
“MESLEĞİ ELİMİZDEN ALIR KORKUSU BULUNMUYOR”
Yapay zekanın gelişmesiyle birlikte avukatlık mesleğinin geleceğine ilişkin tartışmaları da değerlendiren Körpe, avukatlığın yalnızca hukuki bilgi vermek veya dilekçe hazırlamaktan ibaret olmadığını söyledi.
“Avukatlık mesleğinin yapay zeka tarafından şu anda bitirilebilecek bir meslek olduğunu kesinlikle düşünmüyorum” diyen Körpe, “Çünkü avukatlık sadece hukuki bilgiye sahip olmak ve bununla birlikte dilekçe yazmaktan ibaret değil. Avukatlık mesleği karşı tarafla müzakere etmeyi gerektiriyor, bir dava stratejisi belirlemeyi gerektiriyor. O yüzden avukatlık mesleği bu çok yönlülüğü sebebiyle şu anda ‘mesleği elimizden alır’ korkusu oluşturacak bir noktada değil. Avukatlık mesleğinin böyle kendine has bir durumu olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.